vajinismus video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
vajinismus video etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2013 Çarşamba

Vajisismus Tedavisi | Vajinismus Tedavisi Nasıl Yapılır?



 Vajinismusta Nedenler ve Tedavi Yaklaşımı Vajinismus Tedavi Ücretleri


         Vajinismus vajina çevresini saran kasların istemsiz kasılması nedeni ile kadının cinsel ilişkiye gerememesidir. Vajinismusta evlilik cinsel ilişki ile tamamlanamadığından cinsel terapiyi(tedaviyi) zorunlu kılan bir durumdur. Çocuk sahibi olmayı çok istedikleri için bu sorunu yaşayan kadınların sterilite kliniklerine başvurma olasılığı son derece yüksektir.
       Eğer kadın daha önce hiç cinsel ilişkiye girmemişse bu duruma birincil vajinismus denir. Kadın o zamana kadar normal aktif cinsel ilişki yaşadığı halde sonradan gelişmiş ise buna da ikincil vajinismus denir. Klinikte daha çok birincil tipi görünür ve genellikle psikolojik nedenlerle ilişkilidir. İkincil tipi ise vajen enfeksiyonları, cerrahi girişimler vb. gibi tıbbi nedenlere ve yaşanan olumsuz deneyimler ve travmalar gibi durumsal nedenlere bağlıdır.
        Vajinismus vajinanın dış üçte bir bölümündeki kas yapısının cinsel birleşmeyi engelleyecek şekilde tekrarlı ve devamlı istem dışı kasılmasıdır. Vajinadaki istem dışı kasılmalar bu kadınlar için büyük ve kötü bir sürprizdir. Bu kaslar kişinin bilinçli kontrolünden bağımsız olarak kasılmaktadır. Vajinismus yaşayan kadınlar aslında cinsel olarak tepkisel ve cinsel birleşme konusunda isteklidir. Onlar için böyle bir birleşme yaşamıyor olmak üzüntü verici bir durumdur.(Keçe ,2007)
         Vajinismusta cinsel ilişki denendiğinde kadın ağrı beklentisinden korkar. Bu korku koşullanmış bir davranış olarak seyreder. Koşullanmış olan bu korku yanıtı vajen kaslarının istemsiz olarak kasılmasına neden olur. Böylece çift bir kısır döngünün içine girer Sıklıkla baskılayıcı cinsel yetiştirme sonucu ortaya çıkar. Bu kadınlar genellikle fiziksel muayeneye de (jinekolojik muayene) izin vermezler. Yani korku parmaklarada yaygınlaştırılmıştır.
        Bu sorunu yaşayan çiftler çok çocuk istemekle beraber bu kadınların genellikle doğum korkuları vardır. Vajinanın çok küçük olduğunu ve doğumun çok ağrılı olacağını düşünürler Vajinismus sorunu olan kadınlar genellikle cinsellikle ilgilidir. okşanmaktan ve klitoris uyarısından hoşlanırlar ve orgazm olabilirler. Ancak cinsel birleşme olasılığı ortaya çıkınca hemen korkarlar, çoğu bir panik havasına girer ve cinsel isteklerini yitirirler. Hatta eşi üzerinden iterek kendinden uzaklaştırmaya çalışırlar, bacaklarını kapatırlar el ve ayaklarında soğuma olur.
        Bu problemi yaşayan kadınların bir kısmı daha önce jinekolojik muayeneye gitmekle birlikte muayene olamamıştır. Bu çiftler koitus dışında her türlü cinsel yakınlaşmayı yaşadıklarından çok düşük bir olasılıkta olsa gebe kalmaları olanak dahilindedir. .Ancak gebe kalmak hatta doğum yapmak vajinismus sorununu çözmez. Çünkü bu kadınlar sezeryanla doğum yaparlar ve bu sorun katmerleşerek devam eder. Diğer taraftan bu çiftler artık çocuk sahibi olduklarından çevreden olan ne zaman çocuğunuz olacak baskısından da kurtulduklarından vajinismus tedavisi için başvurma olasılıkları çok zayıftır. Artık bir çocuk sahibi olmuşlardır. Klinikte vajinismus çiftlerinin hatırı sayılır bir kısmı çocuk istedikleri için tedavi arayışı içinde olduklarını ifade etmektedirler.
        Çift sorunla karşılaşınca bu durumun zamanla geçeceğini düşünür ve ağırdan alır. Ancak her denemede aynı durumla karşılaşınca kafaları daha da karışır. Bu şekilde zaman hızla ilerlerken çifttin sıkıntısı da buna paralel olarak artar. Bu çiftler ortalama olarak evlendikten üç yıl sonra tedavi arayışına girer. Süre ilerledikçe sorun daha da derinleşmekte diğer taraftan çiftin evlilik ilişkisi de olumsuz yönde etkilemektedir.
         Vajinismusun en temel belirtisi cinsel ilişkiye girme anında kişinin panik atak gibi bir durum yaşamasıdır. O an geldiğinde kişi endişe korku kaygı gibi duygular yaşar. Kadının bilinci açık olmakla birlikte genellikle kontrolünü kaybeder. Bütün vücudu en çokta vajina kasları kasılır. Eşini üzerinden itme davranışları görülür. Her denemede bu tablo yaşandığından çifti çaresiz duruma düşürür.
        Erkek eş ne yapacağını bilemez. Çoğunlukla karmaşık duygular içindedir. Bu duygular, eş tarafından reddedildiğini düşünme, suçluluk çaresizlik, başarısızlık, ne yapacağını bilememe, kızgınlık, umutsuzluk, istediği halde empati kuramama, öfke, sorgulama ve uzaklaşma gibi ilişki dinamiklerini olumsuz etkileyen duygulardır.
         Aynı şekilde kadın eşte ise, utanç duyma, suçluluk, kendinde bir eksiklik olduğu düşüncesi, kendinden hoşnutsuzluk, mutsuzluk, hayal kırıklığı, eşi kaybetme korkusu, herkesin kolayca yapabildiği bir şeyi yapamadığı ve dolayısı ile başarısızlık vb gibi duygularla boğuşmak durumunda kalır.
         Bütün bunlar yetmiyormuş gibi diğer taraftan aile büyüklerinin ve akrabaların ne zaman çocuğunuz olacak sorusuna nasıl cevap verecekleri endişesini yaşarlar. Bu endişe aile ilişkisinde sır saklama zorunluluğunun yükünü de çiftin omuzlarına yükler.

VAJİNUSMUAS NEDENLERİ
1-YANLIŞ EKSİK ABARTILI BİLGİLER

        Ülkemizde cinsel eğitim verilmediğinden genç kızların doğruyu ve yanlışı bilme şansları çoğunlukla yoktur. Yakın çevre ve arkadaşlardan alınan ve çoğu kez de yanlış, yetersiz ve abartılı olan bilgilerle cinsel yaşamlarına başlarlar. Kuşaktan kuşağa ve kulaktan kulağa aktarılan bu yanlış, yetersiz ve abartılı bilgiler nedeni ile ilk cinsel ilişkiyi korkutucu çok acı ve ağrı veren şakır şakır kanama yapan ve vajinanın parçalanacağına ilişkin yanlış bilgilerle yaşamak zorunda kalırlar. Kısacası insanların kafasındaki yanlış ve abartılı bilgiler vajinismusa sebep olabilen önemli faktörlerdir.
        Ayrıca kız çocuklarının baskılayıcı cinsel yetiştirilme tarzı bu konuda en çok üzerinde durulması gereken konudur Bizim kültürümüzde cinsellik sadece erkekler içindir. Kız çocukları cinsellik konusunda soru sormamalıdır. Merak etmemelidir. Kızlar eteğini ve bacağını açmamalıdır. Kızlar için cinsellik kötüdür ayıptır, günahtır ve bu nedenle de zaten yasaktır. Ayrıca erkekler kötüdür, kızları kullanır bırakır, kirletir bu nedenle erkeklere güvenilmemeli ve onlara yanaşılmamalıdır. Bu ve benzeri olumsuz söylemle yetiştirilen kız çocuklarının vajinismus geliştirme riskleri çok ama çok yüksektir. Yani büyüdükleri ve evlendikleri zamanda eteklerini ve bacaklarını açmazlar. Eşlerini de kendilerine yanaştırmazlar.
         İster kadın olsun iste erkek olsun her insanın içinde doğuştan ve doğal olarak cinsel dürtüleri vardır. Her insanın doğal olarak cinselliğini yaşama hakkı vardır. İnsan doğasına aykırı hareket etmeyi doğanın affetmemesi yine doğanın kendi doğal kanunudur. Cinsellik kendiliğinden insanın içinde var olan bir güç olmakla birlikte insanın öğrenilerek geliştirilebilen bir parçasıdır.

2- TIBBİ NEDENLER
-İlaç kullanımı
-Madde kullanımı
-Doğum travmaları
-Kistler
-Vajinal enfeksiyonlar
-Sorunlu cerrahi girişimler
-Üreme sistemi enfeksiyonları
-Ağrı eşiğinin düşük olması
        Vajinismus tedavisinde bu faktörler dışlanmalıdır. Eğer dışlanamıyorsa danışanın uygun tıbbi tedaviyi alması sağlanmalıdır. Değerlendirme seanslarında ve öykü alma aşamasında bu faktörlerden birinin varlığı kolaylıkla tesbit edilebilir.

PSİKO SOSYAL NEDENLER
-Geçmişte cinsel taciz yaşantısı
-Gebelik korkusu
-Doğum korkusu
-Acı ağrı korkusu
-Ödipal çatışma
-Depresyon
-Sosyal fobi
-Kişilik bozukluğu
-Cinsel güvensizlik
-Olumsuz kötü dini şartlanmalar
-Bilinç dışına itilmiş ruhsal çatışmalar
-Cinsel isteksizlik
-Uyarılma problemi
-Kadınlık rolünü kabul etmeme
-Baskılı cinsel eğitim
-Simgesel olarak beyinde aşırı büyütülen penis korkusu
-Çocukluk ve genç kızlıkta çevreden duyulan abartılı ve olumsuz ilk gece hikayeleri
-Cinsel kimlik sorunları
-Ağır ruhsal çatışmalar.

ÇİFT İLİKİSİNE BAĞLI NEDENLER
-Bağlanma korkusu
-Terk edilme korkusu
-Güven eksikliği
-Eşten gelen veya gelme olasılığı olan şiddet
-Uygun olmayan bir evlilik ve eş ilişkisine kendini kapatma
-İlişkide gücün kaybedileceği korkusu
TEDAVİ
          İyi haber vajinismusun tedavisi yüz güldürücüdür. Değerlendirmede öncelikle nedenler saptanarak ona göre bir tedavi formulasyonu hazırlanmalıdır Sağaltımda iyi bir öykü almak esastır. Danışanın kendi sözcükler ile kendi problemini anlatması değerlendirmede kıymetli bir başlangıç noktasıdır. Kişinin çocukluk öyküsü, çocuklukta geçirdiği hastalıklar ve fiziksel travmalar mutlaka sorgulanmalıdır.
         Vajinusmus sağaltımında çift birlikte tedaviye alınmalı öncelikle hem kadın hem de erkek rahatlatılmalı, gevşemeleri sağlanmalı, heyecan ve kaygıları üzerinde çalışılarak çiftin rahat ve güven içinde oldukları, teröpatik bir işbirliği ortamı sağlanmalıdır.
        Ağır cinsel kimlik sorunları, kişilik bozuklukları ve ağır ruhsal çatışmaların olup olmadığı değerlendirme seanslarında saptanmalıdır. Bu tür durumların varlığında psiko dinamik yönelimli tedavi yaklaşımları üzerinden gidilmelidir. Yine ilaç kullanımı madde kullanımı olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır.
        Olumsuz dış faktörlerin olduğu ikincil tip vajinusmusta öncelikle bu dış şarların düzeltilmesi yoluna gidilmelidir. Bu yapılmadan danışana önerilerde bulunmak hiçbir fayda vermez. Örneğin eşten gelen bir şiddetin varlığı ya da geleceği beklentisi vb.
        Sağaltımda üzerinde önemle durulması gereken bir noktada çift ilişkisinin mercek altına alınması gerekliliğidir Çift ilişkisinde sevgi yakınlık var mı? Her bir çift cinsel ilişki için hazır mı? Birbirlerini cinsel yönden çekici buluyorlar mı? Çift birbirini aktive edebiliyor mu? Çift birbirlerini uyarabiliyor mu? Çiftin ilişkisinde mahremiyet ve sevecenlik ne durum da?
        Sağaltımda çiftin her bir üyesinin kokularının kaygılarının giderilmesi rahatlamalarının sağlanması ve gevşemelerinin sağlanması ile birlikte güveli işbirliğine dayanan tedavi ortamının oluşturulması iyi bir başlangıç noktasıdır.
        Danışanın cinsel konuları konuşmada çekingen olacağı baştan kabul edilerek sabırlı bir yaklaşım içinde olunmalıdır Cinsel terapist zaman zaman danışanın dilinden konuşmakla birlikte gerektiğinde de danışanın önünü açıcı, açık ve net bir duruşta durmalıdır. Danışanların kendi sorunlarının kendi cümleleri ile dile getirmelerinin kıymeti kendiliğinden menkuldür.
         Cinsel terapide daha çok duygular ve en çokta duyumlar üzerinde odaklanılır. Tedavide bilişsel davranışçı yöntemlerden yararlanılır. Çünkü vajinismus yanlış bililer yanlış öğrenmeler ve koşullamalar sonucu oluşmuştur. Sağaltımda bu yanlışlıkların üzerine gidilerek daha uyumlu olanlarla yer değiştirmeleri sağlanır.
        Tecrübeli bir cinsel terapistin rehberliğinde destekleyici bir yaklaşımla olguların büyük bir çoğunluğu kolaylıkla düzelir.
Kaynakca: Keçe,Cem,vajinismusa .ütopya grafik.2007
Shu. Güldane KAVGACI
Aile ve Evlilik Terapisti&Cinsel Terapist

Vajinismus Nedenleri


                                            Vajinismus Nedenleri

      Vajinismusun  ortaya çıkmasında pek çok faktör bir araya gelerek ve bir etkileşim içine girerek rol oynamaktadır. Çünkü cinsel hayat çeşitli psiko sosyal biyolojik ve kişiler arası etmenlerin birlikte rol aldığı karmaşık bir süreçtir. Her toplumda olduğu gibi bizim toplumumuzda da örfler, adetler, gelenekler, inanışlar, çocuk yetiştirme şekilleri insanın cinsel davranışını sürekli olarak etkilemektedir.
       Birincil vajinismusun nedenlerinde baskıcı yetiştirme tarzı, cinselliğin ayıp, günah, suç ve cinsel organların ve cinselliğin pis bir şey olarak kavramlaştırıldığı evrensel ve toplumsal geliştirme yöntemlerinin çok önemli etkiler olduğu düşünülmektedir.
       Bu anlamda yanlış, yetersiz, abartılı, cinsel bilgiler, çocuklukta ve ergenlikte cinselliğin ayıp, günah, suç duyguları ile birlikte empoze edilmesi çocukluk ve gençlik dönemlerinde yaşanan travmalar, kişinin  zihninde simgesel olarak büyüttüğü penis korkusu, cinsel ilişkide dayanamayacağı kadar acı çekeceği ya da şakır şakır kanayacağı korkusu , vajinanın parçalanacağı bıçak gibi keseceği korkusu, gebe kalma korkusu yahut da açıklayamadığı bir anlam veremediği şekilde kendisine kötü bir şeyler olacakmış korkusu vb. korku ve kaygılar  vajinismusa zemin hazırlamakta ya da ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
       Abartılı yanlış ve yetersiz cinsel bilgilenmeler primer(birincil) vajinismusun ortaya çıkmasında en sık rol oynayan nedenlerdir. Çünkü abartılı, yanlış, eksik ve yetersiz cinsel bilgilenmelerden etkilenme korkunun(acı, ağrı, kanama korkusu) ortaya çıkmasına neden olmaktadır.
       Klinikte vajinismus sorunu yaşayan kızların arkadaşlarından, kız toplantılarından, bayan akrabalarından(hala, teyze, yenge, abla, anne) olumsuz ilk gece ve ilk cinsel ilişki öyküler  dinledikleri bildirimleri ile sıklıkla karşılaşmaktayız. Bu olumsuz ilk gece hikayeleri kişilerin kafasında canlanarak ilk gece korkusunun oluşmasına neden olmaktadır.
       Cinselliğin bir tabu, ayıp, günah ve suç bağlamında algılandığı kültürümüzde genç kızlar ilk cinsel deneyimlerini önceden sağlıklı bir cinsel bilgi almadan yaşama zorunda kalmaktadır. Yukarıda sözünü ettiğimiz olumsuz ilk gece hikayeleri korkunun ortaya çıkmasını tetikleyerek aşırı kanama olacağı, vajinada yırtılma, parçalanma olacağı, delinip patlama olacağı, penisin içeride kalıp kilitleneceği ve bir daha çıkmayacağı hatta bayılacağı,  öleceği ya da kendisine kötü bir şeyler olacağı veyahut cinselliğin pis olduğu ve iğrenme duygusunun oluşması gibi gerçek dışı korkulara neden olabilmektedir.
       Cinsel öykü alırken yakın akraba(anne, baba, teyze, yenge) daha önce vajinismus sorununun yaşandığı öyküsü ile karşılaşılması dikkati çeken ve üzerinde yeterince düşünülmemiş ve araştırma yapılmamış bir nokta olarak göze çarpmaktadır.
       Vücut imajının olumlu veya olumsuz olmasının da vajinismus nedenleri arasında  önemli bir rol oynadığı kabul edilmektedir. Bu bağlamda kendi vücudunun tamamı ya da  belli bölümlerinden memnun olmama, cinsel organları ile ilgili olarak utanç, hoşlaşmama, beğenmeme, çirkin bulma, hatta iğrenme gibi duygular yaşayabildikleri kabul edilmektedir.  Utanma ve  suçluluk duygularının kişinin cinsel hayatını etkilemede çok ama çok önemli duygular olduğunun altını ne kadar  çizsek azdır. Yine vajinismus nedenleri arasında kendine güvensizlik, yetersizlik düşük benlik algısı duyguların hatırı sayılır derecede etkili olduğu düşünülmektedir.
       Vajinismus sorunu yaşayan kişi kafasından sürekli buna bir neden arama çabasındadır. Çünkü buna bir anlam yüklemek durumundadır. Yaşadığı üzüntü ve   özel duygu durumu nedeni ile bu sorun sürekli kafasını kemirmektedir. Bazen kişi bu soruna bir neden bulamadığı noktada organik nedenler düşünerek resmin eksik olan parçalarını kendi kafasından tamamlamaya çalışır. Artık enine boyuna kafasında her bir olasılığı evirip çevirmiştir. Cinsel ilişkiyi başarmak için elinden gelen her şeyi de yapmıştır. Ona göre geriye bir tek şey kalmıştır. O da organik nedenlerdir. Bu anlamda bu sorunu yaşayan kişiler vajinasında anatomik bir bozukluk olduğunu vajinanın bir penisi içine alamayacak kadar küçük olduğunu ya da  vajina borusunun çok dar olduğunu, kızlık zarının girişi engelleyecek kadar kalın ve büyük olduğunu hatta vajinanın tamamen kapalı olduğunu düşünmeye başlar. Hatta vajina kaslarının her ilişki denemesinde istemsiz ve tekrarlı bir şekilde kasılmasını orada bir duvar var şeklinde tarif ederler. Bu durumda onların organik bir neden bulma ve doğrulama düşüncelerini besler. Ancak vajinismusun bu etmenlerle hiçbir ilişkisi yoktur.
       Vajinismus vakalarının değerlendirilmesinde cinsel gelişim öyküsü alınırken çocukluk, ergenlik ve genç kızlık dönemlerinde vajinada oluşan olası bir tıbbi rahatsızlık, enfeksiyon vb nedeni ile jinekolojik muayene olmak zorunda kaldıkları ve bu muayenelerin ağrılı olduğu öyküsü ile  az da olsa karşılaşılmaktadır. Ayrıca doğum olayına tanık olmak, erken eratizasyon, anne babanın cinsel ilişkisini görmek zorunda kalma, fiziksel istismar, cinsel istismar, cinsel bölgede düşme, çarpma vb. nedenlerle fiziksel travma olması gibi etkenlerin vajinismusa neden olabileceği kabul edilmektedir.
       Ayrıca bireyin çocukluk ve ergenlikteki aile yaşantısı vajinismusta önemli rol oynamaktadır. Kız çocuğunun annesinin cinselliği aşağılaması, değersizleştirmesi çocuk bir şey sorduğunda ağzı ile olumsuz bir kelem etmese de yüz mimikleri ile cinselliğin kötü, kirli, ayıp, yasak bir şey olduğu mesajının verilmesi, yine çocukluk ve ergenlik döneminde  kişinin mastürbasyon esnasında yakalanması ve ebeveynlerin buna verdiği ani ve abartılı ve olumsuz tepkiler kişide vajinismus gelişmesinde önemli etkenler olarak göze çarpmaktadır.
       Aynı şekilde babanın uzak, suçlayıcı, şiddet kullanan, anneyi aşağılayan, küfürlü konuşan bir tavır sergilemesi kız çocuğunda erkeklere güvensizlik kadınlık ve annelik rolünü benimsemede güçlüklere neden olarak kişinin cinsel gelişimini etkilemektedir.
       Kısacası birincil vajinismusun en yaygın nedenleri; çocukluktan kalma korku, aşırı katı toplum ve aile düzeni içinde yetişme, katı ahlak kuralları, cinsel tabular, cinsellik konusunda ve ilk cinsel ilişki konusunda yerleşmiş olan yanlış, abartılı bilgi ve önyargılar, cinsellik konusunda ayıp, günah, suçluluk gibi kavramların bilinç altına yerleşmesi olarak sıralanabilir.
       Evlilik problemleri, eşler arasında yeterli iletişim ve etkileşimin olmaması, eş reddi, düğün travmaları da vajinismus gelişmesine zemin hazırlamakta veya neden olmaktadır.
       Daha önceden cinsel ilişki yaşamış olmasına rağmen vajinismus oluşmasına ikincil vajinismus denir.
       İkincil vajinismusun nedenleri birincil vajinismustan nisbeten değişiktir. Bu nedenle danışanın öyküsü alınırken danışanın hikayesi çok dikkatli bir şekilde  dinlenilmelidir. Çünkü bu ayrım sağaltım formülasyonuna da rehberlik edecektir.
       Cinsel organlarda fiziksel travma, jinekolojik amaliyatlar, ağrılı cinsel ilişki, ağrılı jinekolojik muayeneler, fiziksel şiddet, cinsel şiddet, vajinal enfeksiyonlar, altta yatan depresyon, ankisiyete bozukluğu gibi psikolojik rahatsızlıklar ikincil vajinismusun oluşumunda belli başlı fakörlerdir.


Shu. Güldane KAVGACI

Aile ve Evlilik Terapisti&Cinsel Terapist